TAM GÜN ÇALIŞMA KONUSUNA BAKIŞIMIZ
Bu konu da, ülkemizde sürekli olarak tartışılan konulardan birisidir. Uygulama da birbirinden oldukça farklı örnekler görülmektedir.
Çoğunluk kamu hastanelerinde, tam gün statüsünde çalışna hekimler için 08.00-17.00 mesaisi geçerlidir. Part-time çalışan hekimler içinse, 08.00-16.00 mesaisi geçerlidir. Arada yalnızca 1 saatlik sembolik fark bulunmakta, çoğu yerde bu saat farkı da uygulanmamakta ve tam gün çalışanlar da part-time çalışanların hemen arkasından kurumdan ayrılmaktadırlar.
Üniversitelere benzer çalışma gösteren eğitim hastanelerinde de bu durum bu şekildedir. Ancak üniversitelered part-time statüsünde çalışan hekimler daha erken, genelde saat 13:00-14:00 civarında ayrılmaktadırlar. Ülkede bir standardizasyon bulunmadığı gözlenmektedir. Bu konuda, birkaç prensip kararı ile standardizasyona gidilmesi uygun olacaktır.
“Sen çalışma kardeşim, git yat, sinemaya git, kahvehaneye git, yürüyüş yap. Üretime ne gerek var, git tüketime devam et!” mantığı, üretimi tüketiminden daha az olan ülkemiz için hiç de akılcı bir mantık değildir.
Gerçekte, saat 16.00-17.00’den sonra dinlenmek yerine, çalışmayı seçen hekimlerimizin teşvik edilmesi ve onore edilmesi gereklidir. Çünkü çalışmaya devam etmekle onlar, özveri göstermektedirler.
Part-time çalışma hakkı geçerli olmalıdır. Bir hekim de birden fazla, ancak en fazla iki yerde çalışma hakkına sahip olmalıdır. Bu çalışmanın birisi asli, diğeri de belirli saatten sonra devam ettirilen çalışma alanları olmalıdır. Örneğin, bir hastane ve bir muayenehane veya laboratuvar çalışması gibi.